Her sabah bir ceylan uyanır Afrika'da. Kafasında tek bir düşünce vardır. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek. Yoksa aslana yem olacaktır.
Her sabah bir aslan uyanır Afrika'da. Kafasında tek bir düşünce vardır. En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek. Yoksa açlıktan ölecektir.
İster aslan olun, ister ceylan olun hiç önemi yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, Hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin
Yaşam adlı koşuyu ne kadar güzel anlatmış Afrika atasözü, Bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir.
Çünkü eğer aslansanız ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız, Ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz, Artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan sizden daha hızlıdır. O halde düne göre hızınızı artırmanız gerekmektedir.
Yok eğer ceylansanız ve henüz aslana yem olmamışsanız, Hızınızı düne göre mutlaka artırmalısınız. Çünkü sıra size gelmiş demektir.
Hayat koşusunda devam edebilmenin tek koşulu var.
Dünden daha hızlı olabilmek.
Bakın bakalım şimdi kendinize.
Ondan, şundan, bundan değil, "DÜNDEN" hızlı mısınız?
Dostluk... yaşanmamış aşkların bilinç altındaki dürtüsünü yenebilmek ve yaşanabilmesini sağlamak için takılan bir maske değil... karşıdan maddi veya cinsel faydalanmanın bir aracı hiç değildir.
Dostum... içimi kapkara bulutlar kapladığında, başımı omuzuna yaslayabileceğim... onun içindeki kara bulutlar yüreğini kararttığında, başını omuzuma yaslayabilecek insandır.
Dostum... sıkıntıdan ellerim buz gibi olduğunda, ellerimi tutarak, sevgisi ile taaa yüreğime kadar ısıtabilecek... sıkıntıdan onun elleri buz gibi olduğunda, ellerini tutarak, sevgim ile taaa yüreğine kadar ısıtabileceğim insandır.
Dostum... işyerinde; bir bardak çayın... veya bir fincan kahvenin içimi süresince, "gönül ne kahve ister, ne kahvehane" "gönül bir dost ister, kahve bahane..." diyen satırları hatırlayıp... hayatın minicik bir parçasını paylaşabildiğim insandır.
Dostum... bazen aynı "walkmen"de bir şarkıyı, bir türküyü; bazen internetin sanal evreninde... bir kaç satır fıkrayı, şiiri... kokusunu alamasak bile, sanal bir gülü... paylaştığımız insandır.
Dostum... onun sosyal veya bürokratik tabakasından... cüzdanının kalınlığından, cinsiyetinden, inancından, mezhebinden, siyasi düşüncesinden önce...
İNSAN OLDUĞU İÇİN SEVDİĞİM... ve BENİ İNSAN OLDUĞUM İÇİN SEVEN İNSANDIR.
Biri seninle gurur duyuyor Biri seni düşünüyor. Biri senin için endişeleniyor. Biri seninle konuşmak istiyor. Biri seninle olmak istiyor. Biri senin iyi olduğunu umuyor. Biri verdiğin destek için sana minnet duyuyor. Biri elini tutmak istiyor. Biri herşeyin yoluna girmesi için dua ediyor. Biri senin mutlu olmanı istiyor. Biri onu bulmanı istiyor. Biri senin başarıların için seviniyor. Biri sana bir hediye vermek istiyor. Biri senin bir hediye olduşunu düşünüyor. Biri senin fazla üşüyüp fazla terlemediğini umuyor Biri sana sarılmak istiyor. Biri seni seviyor. Biri senin yüreğinin sağlamlığına hayranlık duyuyor. Biri seni düşünerek gülümsüyor Biri senin üzerinde ağladığın omuz olmak istiyor. Biri seninle dışarı çıkıp eğlenmek istiyor. Biri senin dünyalara bedel olduğunu düşünüyor. Biri seni korumak istiyor. Biri senin için herşeyi yapabilir. Biri onu affetmeni istiyor. Biri onu affettiğin için kendini çok mutlu hissediyor. Biri seninle gülmek istiyor. Biri seni anıyor ve onun yanında olmanı düşlüyor. Biri Allah'a senin için dua ediyor. Biri senin onu ömür boyu seveceğini bilmek istiyor Biri senin onun için ne kadar önemli olduğunu söylemek istiyor. Biri seninle hayallerini paylaşmak istiyor. Biri seni kollarına almak istiyor. Biri senin kollarında olmak istiyor. Biri seni ruhunun derininde hissediyor. Biri senin uğruna zamanı durdurabilmek istiyor. Biri Allah'a seni karşısına çıkardığı için şükrediyor. Biri seni görmek için ölüyor. Biri senin ona hissettirdiklerini çok seviyor Biri senin yanında olduğunu bilmeni istiyor. Biri senin arkadaşlığın sayesinde kendini mutlu hissediyor. Biri senin arkadaşın olmak istiyor. Biri dün bütün geceyi seni düşünerek geçirdi. Biri senin onu farketmeni bekliyor. Biri senin öğütlerine ve yol göstermene ihtiyaç duyuyor. Biri sana inanıyor. Biri sana güveniyor. Biri senin desteğini istiyor. Biri senin ona inanmanı istiyor. Biri bunları ağlayarak okuyor.
Anneler gününde anneciğim uzakta da olsam, ellerini öpüyorum. Anneciğim, senden uzak geçirdiğim bu anneler gününde, seninle kavgalarınm çatışmalarım geldi gözümün önüne. Yanımdayken, başımı sıcacık göğsüne dayarken değerini bilememişim. Şimdi benim için nasıl bir değer taşıdığını daha iyi anlıyorum. Hele benim için katlandığın fedakarlıkları düşündükçe, gözümde daha da büyüyorsun anneciğim.
Bu arada, bana emeği geçen, büyümemde, yetişmemde yardımcı olan sevgili teyzeciğimi de anmam gerek. Ben onun da çocuğu sayılırım. O, bana kızdığında “İki kapının köpeği n’olacak” derdi. Küçükken fark etmezdim. Ancak şimdi anlıyorum ki, o da benim büyümemde yardımcı oldu. Şimdi bile eğitimimi onun yanında sürdürüyorum. Teyzemin de anneler gününü kutluyor, ellerini öpüyorum. Tüm evladı yanında olmayan annelere de sesleniyorum:
ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!
Size armağan olarak, gül yerine Ümit Yaşar Oğuzcan’ın bir şiirini sunuyorum:
ANACIĞIM
RESSAM: MURAT KÜLCÜOĞLU
—Anneme ve bütün annelere—
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Kaç geceler bana ninni söylerdi Hasta olunca oydu başucumda bekleyen Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Uzun kış geceleri masal masaldı Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı Akşam biraz geciksem yollara düşerdi Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi. Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Bilirim yine kalbinde yerim anacığım Selam sana Anneler Günü İstanbul’dan Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan Vefalı ellerinden öperim anacığım.